Testisler skrotum adı verilen bir cilt kesesi içinde, penisin alt kısmında asılı olan, oval biçimli iki küçük organdır.
Testislerin 2 önemli fonksiyonu vardır;
1-Erkeklik hormonu salgılamak testosteron hormonunu üretmektedirler. Ses kalınlaşması ve kıllanma gibi erkek özelliklerinin temel nedenini teşkil eden bir hormondur. Ayrıca ereksiyon ve cinsel dürtü (libido) yeteneğinin denetim mekanizmasıdır.
2-Ergenlikten itibaren kadının yumurtasını döllemeyi sağlayan sperm üretimini sağlamak.
Her 263 erkekten birinde testis kanseri görülür. Testis kanserinin ortalama görülme yaşı 33 tür. Hastaların %7’sinde testis kanseri 55 yaşından sonra ortaya çıkar.


TESTİS KANSERİBELİRTİ:
Testis kanseri erken evrelerde sıklıkla herhangi bir şikayete neden olmaz. Genellikle hastalar yumurtalıklarına ellediklerinde ağrısız bir sertlik ele gelir ve bu şikayetle başvuru yapabilir. Her yaştaki erkeklere banyo yaparken yumurtalıklarını kontrol etmeleri


ÖNERİLİR!!!

DİĞER ATİPİK BELİRTİLERİ:
Skrotumda ağırlık hissi
Karın veya kasıkta ağrı
Skrotumda bir sıvı toplanması
Testis veya skrotumda ağrı veya rahatsızlık
Göğüslerin genişlemesi veya hassasiyeti
Sırt ağrısı

TESTİS KANSERİ NEDENLERİ:
- İnmemiş testisi olanlar veya yumurtalıkları ameliyatla indirilenler
- Hipospadias’ı olanlar
- Sperm üretim bozukluğu nedeniyle çocuk sahibi olamayanlar
- 1. derece (baba, erkek kardeş) akrabasında testis kanseri olanlar
- Diğer yumurtalığında daha önceden testis kanseri bulunanlar
- Uzun boylu insanlar
- Irk:Testis kanseri beyaz erkekler arasında siyah erkeklerden daha fazla yaygındır.
- Yaş: Testis kanseri gençleri ve genç erkekleri, özellikle 15-35 yaş arası erkekleri etkiler. Ancak, her yaşta ortaya çıkabilir.
TESTİS KANSERİ TANI:
- USG
- Markerlar kan testi (AFP, beta-HCG, LDH)
- CT, MRI,PET CT
TESTİS KANSERİ EVRELERİ:
EVRE 1: Testis kanseri testis içinde sınırlı.
Evre 1a: Testis kanseri testis ve epididime sınırlı; Lenfovasküler invazyon yok
Evre 1b: Testis kanseri testis ve epididimi aşmış veya lenfovasküler invazyon var
Evre 1s: Testis kanseri çıkarılmış, herhangi bir yerde metastaz saptanmamasına karşın kanda tümör belirteçlerinin yüksek olması (AFP, beta-HCG, LDH)
EVRE 2: Karındaki (Retroperitoneal) lenf bezlerinde testis kanseri metastazları olması ve kanda testis kanseri belirteçlerinin çok yüksek olmaması (AFP<1000, beta-HCG<5000, LDH<1.5 kat)
Evre 2a: Retroperitoneal lenf bezleri 2 cm’den küçük (sayısı önemli değil)
Evre 2b: Retroperitoneal lenf bezleri 2 cm’den büyük fakat 5 cm’den küçük (sayısı önemli değil)
Evre 2c: Retroperitoneal lenf bezleri 5 cm’den büyük (sayısı önemli değil)
EVRE 3: Uzak bölgedeki lenf bezlerinde/ organlarda testis kanseri metastazı veya kanda testis kanseri belirteçlerinin çok yüksek olması
Evre 3a: Uzak bölge lenf bezlerinde veya akciğerde testis kanseri metastazı var fakat kanda testis kanseri belirteçleri çok yüksek değil.
Evre 3b: Kanda testis kanseri belirteçleri çok yüksek (AFP:1000-10.000; beta-HCG:5000-50.000, LDH: 1.5-10 kat yüksek)
Evre 3c: Testis kanserinin akciğer dışı organlara yayılması veya kanda testis kanseri belirteçlerinin ultra yüksek olması (AFP:>10.000; beta-HCG:>50.000, LDH: >10 kat yüksek)
TESTİS KANSERİNDE TEDAVİ:
TESTİS KANSERİNDE TEDAVİ:
RADİKAL INGUNİNAL ORŞİEKTOMİ
Testis kanseri tedavisi ilk olarak kanserli testisin (yumurtalık) acilen alınmasıyla başlar. Testis kanseri şüphesinde bile, testis mutlaka kasıktan çıkarılmalıdır. Çıkarılan testis patoloji laboratuvarında incelenir ve kanser tipi belirlenir.
Üreme çağındaki hastalara testis kanseri ameliyatı öncesi hormon tahlilleri sperm analizi ve sperm dondurma (kriyoprezervasyon) önerilmelidir!!!
Testis kanser tiplerini genel olarak 3 ana başlık altında inceleyebiliriz.
1-Seminom,
2-Non-seminom germ hücreli testis kanseri,
3-Germ hücre dışı testis kanseri.

Normalde testis kanseri tedavisi özel uzmanlık gerektiren bir tedavidir; üroloji uzmanı ve medikal onkologlar tarafından birlikte yürütülür.
SEMİNOM
Testise sınırlı kanser: Hastanın testis kanseri (yumurtalığı) acil olarak kasıktan yapılan bir kesiyle çıkarılır. Eğer hastanın testis kanseri >4 cm ise veya patoloji sonucu “rete testis invazyonu var” derse hastaya ek olan 1 kür kemoterapi uygulanır.
Karında lenf nodlarının olduğu testis kanseri: Hastanın testis kanseri (yumurtalığı) acil olarak kasıktan yapılan bir kesiyle çıkarılır. Hastanın karnına hokey sopası şeklinde radyoterapi uygulanır veya hastaya 3 kür kemoterapi verilir.
Akciğer metastazı olan testis kanseri: Hastanın testis kanseri (yumurtalığı) acil olarak kasıktan yapılan bir kesiyle çıkarılır. Hastaya 3 kür kemoterapi verilir.
Akciğer dışı organ metastazları olan testis kanseri: Hastanın testis kanseri (yumurtalığı) acil olarak kasıktan yapılan bir kesiyle çıkarılır. Hastaya 4 kür kemoterapi verilir.
NON-SEMİNOM GERM HÜCRELİ TÜMÖR
Testise sınırlı kanser: Hastanın testis kanseri (yumurtalığı) acil olarak kasıktan yapılan bir kesiyle çıkarılır. Eğer hastanın patoloji sonucu “vasküler invazyonu var” derse hastaya ek olan 1 kür kemoterapi uygulanır
Karında lenf nodlarının olduğu testis kanseri: Hastanın testis kanseri (yumurtalığı) acil olarak kasıktan yapılan bir kesiyle çıkarılır. Hastaya 3 kür kemoterapi verilir.
Akciğer metastazı olan testis kanseri: Hastanın testis kanseri (yumurtalığı) acil olarak kasıktan yapılan bir kesiyle çıkarılır. Eğer kandaki testis kanseri markerları çok yüksekse hastaya 4 kür; çok yüksek değilse 3 kür kemoterapi verilir.
Akciğer dışı organ metastazları olan testis kanseri: Hastanın testis kanseri (yumurtalığı) acil olarak kasıktan yapılan bir kesiyle çıkarılır. Hastaya 4 kür kemoterapi verilir.
Hastaların bir kısmında verilen kemoterapi sonrası vücudun çeşitli yerlerinde nüksler olabilir, bu durumda hastayı ameliyat edip kalan testis kanseri dokularını temizlemek veya ikinci düzey bir kemoterapi seansı düzenlemek gerekebilir.
TESTİS KANSERİNDE KEMOTERAPİ
Testis kanseri ileri evrelerde olsa dahi kemoterapi ile tamamen tedavi edilebilen (kür sağlanabilen) kanserlerin başında gelir. Testis kanserlerinde kemoterapi oldukça etkilidir ve erken evredeki hastaların tamamına yakını, ileri evredeki hastaların büyük bir kısmı kemoterapi ile tamamen iyileşebilmektedir.
Testis kanserinin tedavisi ameliyat ile başlar. Hastalıklı testisin ameliyat ile tamamen alınması sonrası hasta kemoterapi için değerlendirilir. Tedavinin devamı ONKOLOG tarafından düzenlenir.
Ameliyat sonrası tedavinin devamına hastalığın çeşidi (patoloji ile belirlenir, seminom/non-seminom olarak ikiye ayrılır), evresi, kan tetkiklerindeki tümör belirteçlerinin durumu (beta-HCG, AFP, LDH), filmlerdeki hastalığın yaygınlığına göre karar verilir.
Eğer ameliyat sonrası kan ve filmlerde her şey normal ise verilebilecek tedavinin ismi adjuvan kemoterapidir. Ameliyat ile tümör tamamen alınsa bile erken evredeki hastalarda bile hastalığın nüks etme ihtimali mevcuttur. Adjuvan, koruyucu, amaç ile verilen tedavinin çeşidi hastalığın çeşidine göre belirlenmektedir. Seminom ise karboplatin isimli kemoterapi ilacı, non-seminom ise BEP isimli kemoterapi rejimi adjuvan amaçla kullanılmaktadır.
Tedavi sonrası nükseden kitle:
Testis kanseri nedeniyle vücudunda metastatik kitleleri olan erkeklere kemoterapi uygulanır. Bu hastaların %20’ sinde kemoterapi sonrası karındaki metastatik kitleler küçülmez veya küçülse dahi kitleler tam olarak kaybolmazlar. Bu durumda bu kitlelerin içindeki kanserli alanların yok olup olmadığını bilmek çok önemlidir. Kitlelerin %50’si fibrozis dokusu (nedbe dokusu); %40’ ı teratom (iyi huylu fakat büyüme özelliğine sahip tümör); %10’ı ise canlı kanser dokusudur. Eğer böyle kemoterapi sonrası karında varlıklarını sürdüren kitleler varsa; kanda tümör belirteçlerine ve PET taramada bu kitlelerin aktif olup olmadığına
bakıyoruz. Tümör belirteçleri (AFP, beta HCG, LDH) yüksek olan veya PET te aktivite gösteren kitleler ameliyat ile çıkarılması gerekir.
Bu ameliyatın adı retroperitoneal lenf nodu diseksiyonudur (RPLND).
RPLND (RETROPERİTONEAL LENF NODU DİSEKSİYONU):
RPLND böbrek seviyesinden başlayarak aşağıya doğru karındaki ana damarların etrafındaki lenf bezlerinin çıkarılma işlemidir. İşlem açık ameliyat, laparoskopik cerrahi veya robotik cerrahi ile yapılabilir
Ameliyat Videoları:

https://www.youtube.com/channel/UCXxdaGKizR03dWJsv0e7tLQ?view_as=subscriber



ÜROLOJİK LAPAROSKOPİK CERRAHİ
Endoskopik cerrahi açık operasyon, yani vücuttaki organlara ulaşmak amacıyla büyük kesiler yapmak yerine, ufak deliklerden bir kamera ve cerrahi aletlerin vücut içerisine ilerletilmesi sayesinde batındaki organlara ulaşmayı hedefleyen cerrahidir.
Endoskopik cerrahi ilk olarak prostat ameliyatları ile başlamıştır. Kapalı prostat ameliyatı adı verilen yöntemde penis ucunda idrar kanalından prostata ilerletilen endoskopik kamera ve ameliyat aletleri vasıtasıyla cerrahi yapmak mümkün olmuştur.
Safra kesesi ameliyatındaki başarılı sonuçlar, hasta konforundaki artış tüm açık cerrahi operasyonların zamanla endoskopik (laparoskopik) yöntemlere terkine yol açmıştır.
Endoskopik cerrahi ve laparoskopik cerrahi kolay bir yöntem değildir. Cerrah ellerini vücudun içerisine sokamadığı için aletlerle bütün operasyonu gerçekleştirmek zorundadır. Operasyonu üç boyutlu olarak görerek değil bir kameradan izlemek ve burada 2 boyutlu görüntülerle yetinmek cerrahiyi oldukça zorlaştırmaktadır. Karın içerisinde görüntü sağlayabilmek için karın içerisi hava ile şişirilir. Bu amaçla karbondioksit ağırlıklı bir gaz kullanılmaktadır.
Laparoskopik ameliyat sırasında bir kamera kullanılır. Kamera, vücut içerisinde görüntüleme yapmayı sağlar. Bu görüntü organların normale göre 10-15 kat daha büyük görüntüsüdür. Ek olarak İki ayrı delik daha açılarak laparoskopik çalışma aletleri vücut içerisine ilerletilir. Hastaya uygun pozisyon verildikten sonra önce kamera ardından çalışma elamanları vücut içerisine geçirilerek açık ameliyatta olduğu gibi organlar diseke edilerek ameliyatlar gerçekleştirilmektedir.

Laparoskopi’nin en büyük avantajı kozmetik görüntü olarak mükemmel sonuçlar elde edilmesidir. Hastaların açık cerrahide maruz kaldıkları yara izi çoğu zaman 20-30 cm arasında büyük izler olmakta iken laparoskopik cerrahi ile sadece santimlerle ifade edilen ve izi hiç belli olmayan deliklerden operasyon yapıldığından operasyon sonrası kozmetik açıdan tercih edilen bir görüntü sağlanmaktadır.
Laparoskopik ameliyatlar sonrasında ağrı açık ameliyatlara oranla belirin oranda düşüktür. Büyük yaraların neden olduğu ağrılar çok az miktarda olmaktadır. Ağrının az olması ameliyat sonrası konforu üst seviyede tutmaktadır.
Hastanın iyileşmesi çabuk olmakta, hastanede yatış süresi çok azalmaktadır. Laparoskopik cerrahinin ileride bahsedeceğimiz avantajları yanında en önemli dezavantajı; cerrahi açıdan öğreniminin açık ameliyatlara göre çok daha zor olması ve uzun eğitim gerektirmesidir. Doc Dr Serdar AYKAN Laparoskopik cerrahide 13 yıllık 3000 vakadan fazla tecrübeye sahiptir. Tüm Laparoskopik ameliyatlarda da tecrübeli hekim ile iletişime geçmeniz son derece önemlidir.
Laparoskopik cerrahi eğitimini almamış ürologlar bu tekniğin tüm avantajlarına rağmen yetersiz olduğu gibi söylemlerde olması ve açık cerrahiyi önermesi durumunda ikinci bir Üroloji Uzmanı görüşü almanız kesinlikle önerilir!!!!
Doc Dr Serdar AYKAN Laparoskopik cerrahide 13 yıllık 3000 vakadan fazla tecrübeye sahiptir.
Doc Dr Serdar AYKAN Laparoskopik cerrahide 13 yıllık 3000 vakadan fazla tecrübeye sahiptir.

faydaları:
- Hastaların ameliyat sonrasında ağrı hissi, açık cerrahiye oranla çok az olmaktadır.
- İşlem sırasında 10-15 büyütmeli optik ile çalışıldığından kanama miktarı açık ameliyata göre çok az olmaktadır.
- Büyük yaralar olmadığından hastanede kalış süresi çok az olmaktadır.
- Açık ameliyatta oluşan büyük yara izleri yerine laparoskopide küçük izler kalmakta bazen hiç iz kalmamaktadır.
- İyileşme süresinin kısa olması hastaneden kalış süresinin az olması nedeniyle hastanın günlük yaşamına ve çalışma hayatına dönmesi kısa olmaktadır.
Büyütülmüş görüntü sayesinde cerrahi uygulamanın ve cerrahi eğitim daha kolayolmaktadır.



Laparoskopi Riskli Durumlar:
Hemen her hasta için uygun olan bu yöntem, bazı durumlarda risk taşır.
• Gebelik durumunda,
• Hastanın aşırı kilolu olması,
• Kalp hastalıkları,
• Karın içinde bulunan kitlenin aşırı büyük olması,
• Daha önceden geçirilmiş karın operasyonu.
LAPAROSKOPİK CERRAHİ
Ürolojide uygulanan laparoskopik ameliyatlar

Prostat kanseri ameliyatı
Prostat iyi huylu büyümesi ameliyatı
Mesane tümörü ameliyatı
Mesane taşı ameliyatı
Böbrek tümörü ameliyatları
Görevini yapmayan böbreğin çıkartılması
Böbrek kisti alınması
Böbrekte UPJ darlığının düzeltilmesi
üreter darlık ameliyatı
üreter taşı ameliyatı
Böbreküstü bezi için yapılan ameliyatlar
Böbrek, üreter ve mesane taş ameliyatı
Vesico-vaginal fistül ameliyatı
Vesico-uterin fistül ameliyatı
Üreter içerisindeki operasyonlar
inmemiş testis ameliyatı
Lenf dokularının çıkartılması
PEDIATRIK LAPAROSKOPI
Laparoskopi, vücuda büyük bir kesi yapmadan, karın boşluğuna milimetrik cihazlarla girilip karbondioksit gazıyla şişirerek organların değerlendirilmesi ve gereğinde müdahale edilmesi anlamına gelmektedir.
Teknolojik cihazların kullanıldığı ve tecrübe gerektiren özel bir cerrahi yöntemidir. Günümüzde uygun cihazların geliştirilmesi ile beraber çocuklarda her yaş gurubunda uygulanabilmektedir.
Laparoskopinin açık cerrahiye oranla pek çok üstünlüğü bulunmaktadır.Bu avantajlarının yanında birçok rahatsızlıkta açık cerrahiye en az eşdeğer olacak şekilde yüksek başarı oranları bilimsel olarak gösterilmiştir.
Avantajları;
- Ameliyat sonrası azalmış ağrı
- Kısa hastanede kalış süresi
- Yara izinin belirgin olmaması (Daha iyi kozmetik görünüm)
- Cerrahi komplikasyon oranlarının en aza indirgenmesi (Kanama vs.)
- Yüksek başarı oranları
Çocuk ürolojisinde Laparoskopik cerrahiler:
- İnmemiş testis (Karın içi)
- Böbreğin çıkarılması (Nefrektomi)
- Üreteropelvik bileşke darlığı (UPJ darlığı)
- Vezikoüreteral reflü cerrahisi
- Çift böbrek anomalileri (Duplike sistem)
- Bazı üriner sistem taşları
Böbrek üstü bezi (Adrenal bez) cerrahisi

Ameliyat Videoları:
https://www.youtube.com/channel/UCXxdaGKizR03dWJsv0e7tLQ?view_as=subscriber



Cevap bırakın