Prostat idrar kesesinin altında idrar kanalı etrafında yerleşimli bir bezdir. Prostat sadece erkeklerde bulunur. Semenin bir bölümünü oluşturur. Yaklaşık 25 ml dir.
Prostat bezinin habis bir tümörüdür. Prostat kanseri erkeklerde EN SIK görülen iç organ kanseri ve tüm dünyada en sık görülen ikinci kanser türüdür. Yaklaşık olarak her 6 erkekten birinin prostat kanserine yakalanacağı ve her 38 erkekten birinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybedeceği tahmin edilmektedir. Ortalama tane yaşı 69 dur.


PROSTAT KANSERI BELİRTİLERİ
Hastalık hiçbir belirti vermeyeceği gibi, Prostat kanseri oldukça sinsi seyredebilmektedir. Yaşla birlikte artar. Bundan dolayı ERKEN teşhis için;
40 yaşından sonra her erkeğin yılda bir kez üroloji doktoruna muayene olması lazım!!!
- İdrar yapma ile ilgili şikayetler,
- Menide veya idrarda kan,
- Kasık bölgesinde rahatsızlık hissi
- Boşalma esnasında ağrı
- Sırt, bel, kalça ve uyluk kemik ağrılar
- Sertleşme bozukluğu


PROSTAT KANSERİ RİSKLERİ
Kanserin nedenleri henüz tam olarak bilinmemektedir. Ancak bazı nedenlerin kanser ile bağlantılı olduğu ortaya konmuştur.
Yaş: Kanser, 40 yaş altı erkeklerde çok seyrek görülür. 50 yaşına geldiğinde, kansere yakalanma ihtimali hızla artar. Yaş ilerledikçe kanser olma ihtimali artmaktadır.
40 yaşından sonra her erkeğin yılda bir kez üroloji doktoruna muayene olması lazım!!!
Irk: Hastalık Afro-Amerikalı (zenci) erkeklerde, diğer ırkların erkeklerine kıyasla daha fazladır. Asyalılarda ve Latin erkeklerde, daha az sıklıkta görülür.
Coğrafya: Prostat kanseri, Kuzey Amerika, ve Kuzeybatı Avrupa’ da daha sık görülür. Asya, Afrika, Orta ve Güney Amerika’da görülme sıklığı daha azdır.
Aile hikayesi: Kanser tanısı konulan yakın aile bireylerine sahip erkeklerin kendilerinin de kansere yakalanma ihtimalleri yüksektir. Yapılan çalışmalarda ailesinde prostat kanserine yakalanan kişi sayısı, yakınlık derecesi ve bu kişilerin prostat kanserine yakalandığı yaş ne kadar erken ise risk o kadar artmaktadır. Örneğin, babası prostat kanseri olan bir kişinin prostat kanserine yakalanma riski normalin iki katına, kardeşi prostat kanseri ise normalin 3 katına çıkmaktadır. Aynı aile içinde hem kardeş hem de baba da prostat kanseri var ise risk 5 katına çıkmaktadır.
Ailede prostat kanseri varsa mutlaka ürolojiye başvurmanız gerekmektedir!!!
Beslenme: Kırmızı et ya da yüksek yağ içeren süt ve ürünlerini çok tüketen erkeklerde kansere yakalanma ihtimali daha fazladır. Diyetin prostat kanserinin oluşumundaki rolüne en önemli kanıt Amerika ya göç eden Japonlar ve Çinlilerde, anavatanlarında yaşayan akrabalarına oranla daha yüksek oranda prostat kanseri görülmesidir.
Şişmanlık:
Vücut Kitle indeksi arttıkça prostat kanseri daha yüksek oranlarda görülmektedir.
Lycopene:
Lycopene domates ve ürünlerinde bol miktarda bulunan ve güçlü antioksidan özelliği olan bir maddedir. Prostat kanseri riskini azalttığı öne sürülmektedir.
Soya:
Yüksek oranda soya tüketenlerde prostat kanseri riski azalmaktadır.
Yeşil Çay:
Tüketenlerde prostat kanseri riski azalmaktadır.
D-Vitamini:
D vitamini yüksekliği prostat kanseri riski azalmaktadır.
PROSTAT KANSERİ TANISI VE TEŞHİSİ
Prostat kanseri sıklıkla check-up sırasında yapılan PSA kan testindeki yükselme ile saptanmaktadır.
Parmak ile rektal muayene (PRM): Rektal muayenede doktor prostatın dış yüzeyinde tümör açısından şüpheli düzensizlik olup olmadığını kontrol eder ancak burada bulunan bulgularda da kişinin yüzde yüz prostat kanseri olduğu söylenemez yardımcı ek bilgi verir.
40 yaşından sonra her erkeğin yılda bir kez üroloji doktoruna muayene olması lazım!!!

PSA (Prostata spesifik antijen): Prostatın bezinde üretilen proteinin kanda ölçülmesiyle bulunur. Psa testi kesin kanser tanısı koydurmaz ama tanı ve takibinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Kanser haricinde enfeksiyon ve iyi huylu prostat büyümesi (BPH) gibi birçok sebepten yükselebildiği gibi Finasteride (proscar) ve dutasteride (Avodart) gibi ilaçlarında da psa seviyelerini yarıya düşürdüğü bilinmektedir.

DİĞER TESTLER
Ayni laboratuarda PSA ölçümü 2 kez tekrarlanmalıdır!!!
Ejekülasyondan 48 saat sonra
Prostat masajından 3 gün sonra
Transrektal ultrasondan 7 gün
Prostat biyopsisinden veya ameliyatından 6 hafta sonra bakılır.
PSA Dansitesi: Psa değerinin, prostat hacmine bölünmesiyle elde edilir. 0.15 veya daha yüksek psa dansite değeri önemlidir.
PSA Velosistesi: Kandaki psa değerinin artış hızı demektir. Yıllık 0.75 ng/ml’nin üzerindeki artışlar önemlidir.
Serbest PSA/Total PSA: % psa oranı azaldıkça prostat kanseri ihtimali artmaktadır. 0.10 altındaki değerler önemlidir.
Yaşa Bağlı Normal PSA Değerleri:
40-49 yaş PSA<2.5
50-59 yaş PSA<3.5
60-69 yaş PSA<4.5
70 ve üstü PSA<5.5
Transrektal ultrasonografi (TRUS): Ultrason makattan rektuma yerleştirilir ve prostatın şekli, büyüklüğü ve iç kesimlerinin ayrıntılı bilgisini verir. Doktora kanser icin farklı bir fikir vererek faydası olabilir.
Multiparametrik prostat MRI (mp-MRI):
Prostatı daha detaylı gösteren özel MR tekniğinidir. Standart yöntemlere kıyasla MR kanserli dokunun prostat içinde yerini ve kanser olasılığını yüksek doğruluk oranıyla tahmin etme ve tedaviyi yönlendirme imkanı sunmaktadır. Prostat içindeki lezyonlar 1 ile 5 arasında puan alır.
PIRADS 4-5 lezyonlar prostat kanseri açısından yüksek risk içermektedir. Bu yüzden bu lezyonlara biyopsi ile değerlendirmek gerekir.
PI-RADS 3 lezyonlarda hastanın diğer bulguları önemlidir ve klinik tecrübeye göre prostat biyopsisine karar verilir.
PI-RADS 1-2 lezyonlara klasik olarak prostat biyopsisi önerilmemektedir.
PI-RADS 1 – Çok düşük risk
PI-RADS 2 – Düşük risk
PI-RADS 3 – Orta risk (kanser açısından şüpheli)
PI-RADS 4 – Yüksek risk
PI-RADS 5 – Çok yüksek risk


PROSTAT BİYOPSİSİ
Transrektal ultrasonografik biyopsi (TRUS Bx) :
Hekim kanserden şüpheleniyorsa, Ultrason makattan rektuma yerleştirilir ve iğne biyopsi yoluyla prostattan parça alınır. Genel anestezi yada lokal anestezi altında yapılabilir.
Prostat kanseri açısından risk altında olan kişiler;
- Kanda PSA düzeyi yüksek olan erkekler
- Parmakla rektum muayenesinde asimetrik bir prostatı olanlar veya prostat yüzeyinde sertlik, kitle bulunan erkekler
- Yapılan MR görüntülemelerinde prostat içinde kanser açısından şüpheli alan saptanan erkekler
Prostat’ tan doku örneği almak için 18 G çapında iğne kullanılmaktadır. Patolojide değerlendirilerek kesin tanı konur. Kanserde Gleason skorunda patoloji uzmanı kanser dokusunu her birini 1-5 arasında puanlandırarak en sık iki puanı toplayıp skor hesaplar. Gleason skoru 2-10 arasında değişmektedir. Kanserini şiddetlini anlamamızı sağlar ve böylece hastalığa uygulanacak en uygun tedavi yöntemi belirlenmeye çalışılır. Kanser tanısı haricinde Prostatit / Prostatik İntra-epitelyal Neoplazi (PIN) / Atipik Small Asiner Proliferasyon (ASAP) gibi tanılarda alabilir ve bunlar tekrar biyopsi için değerlendirilir.

KLASİK PROSTAT BİYOPSİSİ (ESKİ TİP):
Üroloji uzmanı klasik prostat biyopsisi yaparken prostatın çeşitli yerlerinden “rastgele” genellikle toplam 12 parça alır.
Extended biyopsi (10-12 kadran biyopsiler):
En sık yapılan teknik budur.
Satürasyon Biyopsisi:
Tekrar biyopsi yapılması gereken hastalara genellikle yirmi veya daha fazla sayıda parça alınan satürasyon biyopsileri yapılmaktadır. Transrectal veya transperineal yoldan yapılabilmektedir. Tekrar biyopsi “PSA değerlerinde artış olması yada parmakla rektum muayenesinde anormal bulgu olması/ patoloji “atipik küçük asiner proliferasyon (ASAP)” gelmesi / 3 örnekte “yüksek dereceli PIN” gelmesi” nedeni ile yapılır.
FÜZYON PROSTAT BİYOPSİSİ (YENİ TİP):
Hastalara prostat biyopsisi öncesi multiparametrik prostat MR’ı çekilir. Prostat biyopsisi “RASTGELE DEĞİL” özellikle prostat kanseri açısından riskli alanlardan alınır. Böylece standart biyopsiye oranla daha fazla prostat kanseri saptanır.
1. MR-TRUS füzyon biyopsi tekniği
Yazılım yardımıyla önceden elde edilen ve kanser odaklarının işaretlendiği MR görüntülerinin rektal ultrason görüntüleriyle üst-üste getirilerek (füzyon yapılarak) hedeflenen alandan örnekleme yapılmasıdır. En sık kullandığımız yöntemdir.
2. ‘In-Bore’ biyopsi tekniği
Hasta MR cihazı içindeyken anestezi uygulaması ile örnekleme yapılmasıdır.
3. Kognitif füzyon biyopsi tekniği Önceden MR’da tespit edilen şüpheli alanların makat bölgesinden yapılan standart ultrason eşliğinde biyopsi işleminde kullanılmasıdır.

PROSTAT BİYOPSİSİ RİSKLERİ
Makat civarında hafif ağrı
İdrarda hafif kanama
Menide kan görülebilir
Makattan az miktarda kanama
Akut prostatit: üşüme, titreme, ateş yüksekliği. Yatıs gereken komplikasyon!!
PROSTAT KANSER EVRELEME
Prostat Kanserinde Evre I
PSA yüksekliği nedeniyle alınan biyopside yada TURP operasyonu sırasında tanı konur.
Prostat Kanserinde Evre II
Tümör parmakla hissedilebilecek büyüklüktedir.
Prostat Kanserinde Evre III
Tümör prostat kapsülü dışına çıkmış.
Prostat Kanserinde Evre IV
Çevre dokulara yada kemik, akciğer, karaciğer gibi uzak organlara yapılmıştır.


PROSTAT KANSERİ TEDAVİSİ
Kanser tanısı olan hastaların çeşitli tedavi alternatifleri mevcuttur.
1. Prostata sınırlı hastalık / lokal tedavi:
- İzlem
- Cerrahi tedaviler:
Radikal prostatektomi:
Prostat kanseri sebebi ile yapılan ameliyata radikal prostatektomi adı verilir. Radikal prostatektominin amacı kanserli prostat dokularının tamamının temizlenmesidir.
Açık:
Radikal retropubik prostatektomi: Karın bölgesinden açık ameliyat
Radikal perineal prostatektomi: Makat bölgesinden açık ameliyat
LAPAROSKOPIK RADIKAL PROSTATEKTOMI: Karından küçük kesilerle karın içine ışıklı bir kamera yerleştirilir, Kamera büyütmesiyle prostat ve lenf düğümleri çıkartılır.
ROBOT YARDIMLI LAPAROSKOPIK RADIKAL PROSTATEKTOMI:
Karından küçük kesilerle karın içine ışıklı bir 3 boyutlu kamera yerleştirilir, Kamera büyütmesiyle robot kollarıyla prostat ve lenf düğümleri çıkartılır.


- Radyoterapi
- Eksternal Radyoterapi
- IMRT
- Brakiterapi
- IMRT
- Eksternal Radyoterapi
Krioterapi
HIFU

2. Metastatik hastalık / Sistemik tedavi:
- Hormon tedavisi
- Kemoterapi
AMALİYAT SONRASI İYİLEŞME SÜRECİ
Her hastada yapılan cerrahi tekniğin türüne göre farklılık göstermektedir.
Operasyon sonrası ilk birkaç gün ağrı nedeniyle hastanın ağrı kesici ilaç ihtiyacı olabilir. Açık cerrahi sonrası bu ihtiyaç daha fazla olmaktadır.
Ertesi güne kadar ağızdan herhangi bir şey yemez. Ameliyattan sonra akşam hasta yürütülerek mide ve bağırsak hareketlerinde başlama sağlanır. Ertesi gün hasta ağızdan beslenmeye de başlayabilir.
Hastaya operasyon yerine artık materyalleri boşaltması için takılan dren 2 gün sonra çıkarılır.
Hastaya foley sonda operasyonda takılır, açık cerrahilerde 21 güne kadar sonda kalır robotik ve laparoskopik cerrahilerde 5-7 gün sonda kalması yeterlidir.
Operasyon sonrası açık cerrahide daha fazla olmak üzere bir kaç hafta idrar kaçırma problemi yaşanabilir ancak mesane kontrolü daha sonra yeniden kazanılır.
Bazı hastalarda özellikle açık cerrahide, sinir koruyucu yapılmayan ameliyatlarda iktidarsızlık görülebilir. Ilaç tedavisi gerekebilir.
Ameliyattan sonra boşalma hissi olur ama meni üretilemez.
Laparoskopik VE/VEYA ROBOT YARDIMLI Laparoskopik radikal PROSTAT AMELİYATI
Radikal prostatektomi operasyonu tüm tedavi yöntemleri arasında en çok tercih edilendir.
Laparoskopik ve/veya Robot yardımlı laparoskopik radikal prostatektomi ameliyatı prostat tercih edilen en başarılı cerrahi yöntemidir.
Avantajları:
Daha az kan kaybı.
Operasyon alanını büyütebilen kameralar yardımı ile genellikle hastalara kan nakli yapılmamaktadır.
Daha az hastanede kalış süresi.
Hastalar açık operasyonlara oranla daha erken hastaneden taburcu edilebilmektedir.
Daha kısa sonda süresi.
Sonda kateter 5-7 gün içerisinde alınabilmektedir. açık cerrahide 21 güne kadar uzamaktadır.
Daha az ağrı.
Hastalar açık operasyonlara oranla daha az ağrı hissetmektedirler.
Daha iyi kanser kontrolü.
Operasyon alanını büyütebilen kameralar yardımı ile cerrahi sınır pozitiflikleri önemli ölçüde azalmaktadır.
Daha iyi idrar kontrolü.
Anastomozun daha basarılı olması nedeni ile hastaların idrar kontrolu açık cerrahiye göre daha erken sağlanmaktadır.
Daha erken cinsel yaşama dönüş.
Diğer yöntemler ile karşılaştırıldığında, sertleşme fonksiyonları en iyi robotik cerrahi ile korunur. Böylece cinsel yaşama dönüş süreci çok daha hızlı olur

LAPAROSKOPİK ile ROBOTiK RADİKAL PROSTAT AMELİYATI ARASINDAKi FARK
Laparoskopinin robotik cerrahiye göre en büyük avantajı maliyetinin çok az olmasıdır. Bunun yanı sıra dokunma hissinin olması diğer önemli avantajıdır.
Tecrübeli ellerde yapılan laparoskopik radikal prostatektomi ameliyatının robotik cerrahi ile kıyaslandıgında gerek kanser kontrolu gerekse de fonksiyonel sonuçları açisından hasta için hiçbir dezavantajı yoktur. Bunun yanı sıra maliyetinin yari yarıya düşük olması nedeni ile hastalar için tercih sebebi olmaktadır!!!

Ürolojik Laparoskopik Cerrahi
Endoskopik cerrahi açık operasyon, yani vücuttaki organlara ulaşmak amacıyla büyük kesiler yapmak yerine, ufak deliklerden bir kamera ve cerrahi aletlerin vücut içerisine ilerletilmesi sayesinde batındaki organlara ulaşmayı hedefleyen cerrahidir.
Endoskopik cerrahi ilk olarak prostat ameliyatları ile başlamıştır. Kapalı prostat ameliyatı adı verilen yöntemde penis ucunda idrar kanalından prostata ilerletilen endoskopik kamera ve ameliyat aletleri vasıtasıyla cerrahi yapmak mümkün olmuştur.
Safra kesesi ameliyatındaki başarılı sonuçlar, hasta konforundaki artış tüm açık cerrahi operasyonların zamanla endoskopik (laparoskopik) yöntemlere terkine yol açmıştır.
Endoskopik cerrahi ve laparoskopik cerrahi kolay bir yöntem değildir. Cerrah ellerini vücudun içerisine sokamadığı için aletlerle bütün operasyonu gerçekleştirmek zorundadır. Operasyonu üç boyutlu olarak görerek değil bir kameradan izlemek ve burada 2 boyutlu görüntülerle yetinmek cerrahiyi oldukça zorlaştırmaktadır. Karın içerisinde görüntü sağlayabilmek için karın içerisi hava ile şişirilir. Bu amaçla karbondioksit ağırlıklı bir gaz kullanılmaktadır.
Laparoskopik ameliyat sırasında bir kamera kullanılır. Kamera, vücut içerisinde görüntüleme yapmayı sağlar. Bu görüntü organların normale göre 10-15 kat daha büyük görüntüsüdür. Ek olarak İki ayrı delik daha açılarak laparoskopik çalışma aletleri vücut içerisine ilerletilir. Hastaya uygun pozisyon verildikten sonra önce kamera ardından çalışma elamanları vücut içerisine geçirilerek açık ameliyatta olduğu gibi organlar diseke edilerek ameliyatlar gerçekleştirilmektedir.

Laparoskopi’nin en büyük avantajı kozmetik görüntü olarak mükemmel sonuçlar elde edilmesidir. Hastaların açık cerrahide maruz kaldıkları yara izi çoğu zaman 20-30 cm arasında büyük izler olmakta iken laparoskopik cerrahi ile sadece santimlerle ifade edilen ve izi hiç belli olmayan deliklerden operasyon yapıldığından operasyon sonrası kozmetik açıdan tercih edilen bir görüntü sağlanmaktadır.
Laparoskopik ameliyatlar sonrasında ağrı açık ameliyatlara oranla belirin oranda düşüktür. Büyük yaraların neden olduğu ağrılar çok az miktarda olmaktadır. Ağrının az olması ameliyat sonrası konforu üst seviyede tutmaktadır. Hastanın iyileşmesi çabuk olmakta, hastanede yatış süresi çok azalmaktadır.
Laparoskopik cerrahinin ileride bahsedeceğimiz avantajları yanında en önemli dezavantajı; cerrahi açıdan öğreniminin açık ameliyatlara göre çok daha zor olması ve uzun eğitim gerektirmesidir. Doc Dr Serdar AYKAN Laparoskopik cerrahide 13 yıllık 3000 vakadan fazla tecrübeye sahiptir. Tüm Laparoskopik ameliyatlarda da tecrübeli hekim ile iletişime geçmeniz son derece önemlidir.
- Laparoskopik cerrahi eğitimini almamış ürologlar bu tekniğin tüm avantajlarına rağmen yetersiz olduğu gibi söylemlerde olması ve açık cerrahiyi önermesi durumunda ikinci bir Üroloji Uzmanı görüşü almanız kesinlikle önerilir!!!!
- Doc Dr Serdar AYKAN Laparoskopik cerrahide 13 yıllık 3000 vakadan fazla tecrübeye sahiptir.
- Tarafımdan tüm ürolojik cerrahiler tecrübeli laparoskopi eğitmeni ve expert cerrah olarak başarı ve özenle yapılmaktadır!!!

FAYDALARI
- Hastaların ameliyat sonrasında ağrı hissi, açık cerrahiye oranla çok az olmaktadır.
- İşlem sırasında 10-15 büyütmeli optik ile çalışıldığından kanama miktarı açık ameliyata göre çok az olmaktadır.
- Büyük yaralar olmadığından hastanede kalış süresi çok az olmaktadır.
- Açık ameliyatta oluşan büyük yara izleri yerine laparoskopide küçük izler kalmakta bazen hiç iz kalmamaktadır.
- İyileşme süresinin kısa olması hastaneden kalış süresinin az olması nedeniyle hastanın günlük yaşamına ve çalışma hayatına dönmesi kısa olmaktadır.
- Büyütülmüş görüntü sayesinde cerrahi uygulamanın ve cerrahi eğitim daha kolay olmaktadır.

Laparoskopi Riskli Durumlar:
Hemen her hasta için uygun olan bu yöntem, bazı durumlarda risk taşır.
• Gebelik durumunda,
• Hastanın aşırı kilolu olması,
• Kalp hastalıkları,
• Karın içinde bulunan kitlenin aşırı büyük olması,
• Daha önceden geçirilmiş karın operasyonu.

PEDIATRIK Laparoskopi:
Laparoskopi, vücuda büyük bir kesi yapmadan, karın boşluğuna milimetrik cihazlarla girilip karbondioksit gazıyla şişirerek organların değerlendirilmesi ve gereğinde müdahale edilmesi anlamına gelmektedir.
Teknolojik cihazların kullanıldığı ve tecrübe gerektiren özel bir cerrahi yöntemidir. Günümüzde uygun cihazların geliştirilmesi ile beraber çocuklarda her yaş gurubunda uygulanabilmektedir.
Laparoskopinin açık cerrahiye oranla pek çok üstünlüğü bulunmaktadır.Bu avantajlarının yanında birçok rahatsızlıkta açık cerrahiye en az eşdeğer olacak şekilde yüksek başarı oranları bilimsel olarak gösterilmiştir.
Avantajları;
- Ameliyat sonrası azalmış ağrı
- Kısa hastanede kalış süresi
- Yara izinin belirgin olmaması (Daha iyi kozmetik görünüm)
- Cerrahi komplikasyon oranlarının en aza indirgenmesi (Kanama vs.)
- Yüksek başarı oranları
Çocuk ürolojisinde Laparoskopik cerrahiler:
- İnmemiş testis (Karın içi)
- Böbreğin çıkarılması (Nefrektomi)
- Üreteropelvik bileşke darlığı (UPJ darlığı)
- Vezikoüreteral reflü cerrahisi
- Çift böbrek anomalileri (Duplike sistem)
- Bazı üriner sistem taşları
- Böbrek üstü bezi (Adrenal bez) cerrahisi


Cevap bırakın